Osman Kavala etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Osman Kavala etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kemal Kılıçdaroğlu’ndan Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş tepkisi

Kemal Kılıçdaroğlu’ndan Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş tepkisi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş için bir tepki daha gösterdi. “AİHM kararlarına rağmen içerdeler” diyen CHP lideri, yargının bağımsız olmadığını öne sürdü.

2023 seçimi için siyasiler kollarını sıvadı, vatandaşın nabzını yoklamaya başladı.

Cumhur İttifakı’nın AK Partili adayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olurken, 6’lı masa hala adayının peşinde…

Şimdilik Kemal Kılıçdaroğlu ismi ön plana çıkarken, CHP lideri yeni açıklamaları ile yine dikkatleri üzerine çekti.

Yine "Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş" dedi

Sözcü’den Ruhat Mengi’ye konuşan Kılıçdaroğlu, Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılmasını istedi.

Mengi’nin “Gerçekte var olmayan bir suçlamayla ‘28 Şubat darbesi’ denilerek tutuklanan generallerden emekli Orgeneral Çevik Bir rahatsızlığı nedeniyle serbest bırakıldı, diğer generaller de hasta ve ileri yaştalar, onların da bırakılması gerekmez miydi?” sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, şöyle cevap verdi:

“AİHM kararları çıkmasına rağmen içerdeler”

“Bırakılır, hepsi bırakılır. Sadece onlar da değil, Osman Kavala, Selahattin Demirtaş için AİHM kararları çıkmasına rağmen onlar da içerdeler, Türkiye'de hukuk yok zaten, hukuk yok. 85 yaşındaki insan hapse atılır mı Allah aşkına? Kenan Evren gerçek darbe yapmasına rağmen evinde hapis vermişlerdi, bu generallere neden aynı hak tanınmıyor?

“Talimatla dava açılıyor, hapis cezası veriliyor”

Yargı ülkede bağımsız değil, yargı bağımsız olsa bu rezaletlerin hiçbiri olmaz zaten, yargı bağımsız olsa 80-85 yaşındaki insanlara en kötü ihtimalle ev hapsi verilirdi ama talimatla dava açılıyor, talimatla hapis cezası veriliyor, Anayasa Mahkemesi kararını uygulamayan adam terfi ettiriliyor, AİHM kararını uygulamayan adam terfi ettiriliyor.”

Avrupa'dan Türkiye'ye peş peşe Osman Kavala tehdidi

 


Haber7 yazarı Taha Dağlı, Kavala'ya verilen ceza sonrası AB'den gelen açıklamalara "AB'nin Kavala tehdidi ne anlama geliyor?" adlı yazısında tepki göstererek, hukukun üstünlüğünü savunan Avrupa'nın yargıya nasıl müdahale ettiğini anlattı.

Avrupa Parlamentosu Osman Kavala konusunda Türkiye’yi bir kez daha tehdit etti.


Türk yargısı Kavala’yı hapse mahkum ediyor.

AİHM "serbest bırakın" diyor.

Türkiye, AİHM yerine kendi yargı kararına uyduğu için Avrupa Parlamentosu "Türkiye AB üyeliğini bilinçli olarak sonlandırıyor" diye yazılı bir metni oylayı, karar çıkardı.


AİHM’de bir çok Avrupa ülkesinin uygulamadığı binlerce dava var.

AİHM kararlarını hiçe sayan ülkeler sıralamasında Yunanistan ile İtalya en yukarıdalar.

Almanya ve Fransa’nın bile uymadığı AİHM kararları mevcut.

Bu ülkeler, AİHM kararlarını uygulamıyor diye AB üyeliğiyle tehdit edilmediler hiçbir zaman.


Avrupa "bağımsız yargı" der, "hukukun üstünlüğü" der.

Konuşunca, yazılıp çizilince, hoş ifadeler.

Ama bağımsız yargının limitleri vardır.

Hukukun üstünlüğünün bir el freni vardır.

Bundan hiçbir zaman bahsetmezler


En başta Macaristan.

AB üyesidir.

Ama Soros’u ülkesinden kovmuştur.

2018’de Macaristan’da "Soros’u durdur" adlı yasa çıkarılmıştır.


İngiltere.

AB içindeyken de AB’den ayrıldıktan sonra da Soros’u hiç sevmemiştir, sevmez.

Ekim ayında hatırlayın, Kavala için bildiri yayınlayan büyükelçiler vardı, Erdoğan’ın tepkisini görünce geri adım atmışlardı, mesela o ülkelerin arasında İngiliz büyükelçisi yoktu.

Çünkü İngiltere de Soros konusunda Türkiye ile aynı yerdedir.


Polonya mesela.

AB üyesidir.

Soros’a savaş açmıştır.


ABD mesela.

Trump döneminde Türkiye’nin Kavala ile ilgili herhangi bir kararı asla yankı bulmazdı.

Ama Biden döneminde bulabiliyor.

Neden?

Çünkü ABD’de demokratlar Soros’u severler, Cumhuriyetçilerin ise büyük çoğunluğu sevmez.


İsrail mesela.

Sorosçu kitleler olsa da genel olarak İsrail’de bile Soros kabul görmez.




Hangi ülke olursa olsun, Kavala ya da Soros, onlar için bir zihniyeti temsil eder.

Ulusalcı olan, muhafazakar olan, dindar olan, sağcı olan kim varsa, hangi ülkeden olursa olsun, Soros’u kabullenmez, Soros kapısına dayandıysa, onunla kavga eder, bu hep böyledir.

Çünkü Soros meselesi Batı için bir ulusalcı-küreselci kavgası demektir.


Bugün AB’nin tehditlerini görüyoruz.

Geçen hafta kınama kararı çıkaracaklardı.

Soros’tan nefret eden Macaristan, Kavala’nın aslında Soros olduğunu çok iyi bildiği için bu karara imza atmadı o sayede Türkiye’yi kınayamadı, Avrupa Birliği.


He kınasa ne olur?

Ya da AP’nin dediği gibi Türkiye için AB üyelik sürecinin sonu gelse, ne olur?

Veya Türkiye’yi ihlal prosedürü ile cezalandırdıkları Avrupa Konseyinden çıkarsalar, ne olur?


Elbette uluslararası ilişkilerde bu kurumlar önemli.

Ama mesele Soros’ken mesele ülke güvenliğiyken mesele milli egemenlikken onların tehdidine boyun eğip üyesi kalacağımız bir Avrupa Konseyi, Türkiye’nin ulusal çıkarlarına zaten başlı başına zarar demektir.


Kaldı ki bu tarz tehditleri yıllardır hep duyuyoruz.

Rusya-Ukrayna savaşı varken, bu savaşın çıkardığı sorunlar varken, başta güvenlik ve enerji konularında Türkiye’ye ihtiyaç duyan bir Avrupa, istediği kadar tehdit yağdırsın, bu tehditlerin büyük çoğunluğunun içi bomboştur.

Başkan Erdoğan'dan Kavala açıklaması: Bu adam Türkiye'nin sorosuydu

 


Gezi Davası'nda Osman Kavala'ya verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına tepki gösterenlere yanıt veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu adam Türkiye'nin Soros'uydu" dedi.

Gezi Parkı davasında yargılanan Osman Kavala, 4,5 yıllık aradan sonra çıkan kararla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.


Karar, muhalefet tarafından eleştirilerin hedefi oldu.


İftar programlarına devam eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün STK temsilcileriyle bir araya geldi.


Burada yaptığı konuşmasında Gezi Davası kararına tepki gösterenlere yanıt veren Erdoğan, şunları söyledi:


"Türkiye'nin Soros'uydu"

"Bir zat ile ilgili verilen karar bazı çevreleri çok rahatsız etti. Bu adam Türkiye'nin Soros'uydu. Bu adam Gezi olaylarının perde arkası koordinatörüydü. Yargımız onunla ilgili nihai kararı verdi.


"Kusura bakmasınlar! Bu ülkede hukuk var yargı var"

Kusura bakmasınlar! Bu ülkede hukuk var, yargı var. Bu yargı da bu kararı hakkın egemen olması için verdiler, verecekler. Yargımız benzer niyetler taşıyanlara hukuk dersi verdi."

Çevreciliğin destanını bu ülkede biz yazdık"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmalarından satır başları;


"Çevreciliğin destanını bu ülkede biz yazdık. 5 milyon fidan ağaç dikerek yaptık. 12 tane ağacın nakli için ağaçlar sökülüyor dediler. Ekonomimizi çökertmeye heveslendiler. Yıllardır besledikleri ne kadar yılan varsa hepsini üzerimize saldılar. Önce Allah'ın yardımı snra milletimizin desteğiyle bu saldırıları püskürtmeyi başardık. Milletin iradesini sırtlanlara, alçaklara çiğnetmedik.


"Nerede terörist bulursak, oraya benim komandom girecektir ve girdi"

5 şehidimiz var. 60'a yakın teröristi etkisiz hale getirdik. Nerede terörist bulursak, ister Gabar'da, ister Cudi'de, ister Tendürek'te, ister Bestler Deresi'nde olsun, oraya benim komandom girecektir ve girdi.

Abdullah Gül Kavala kararına üzülmüş !

 


Osman Kavala'ya verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını değerlendiren Abdullah Gül, bu karara üzüldüğünü belirtip, Türkiye'nin dünya kamuoyunda imajının kötüleştiğini söyledi

Dün karara bağlanan 17 sanıklı Gezi davasında iş adamı Osman Kavala, "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.


Alınan karar sonrası ise muhalefet partileri tarafından dava sonucuna sert tepkiler geldi.


CHP'den HDP'ye Gelecek Partisi'nden DEVA'ya kadar parti liderleri tek tek alınan kararı kınarken, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de konuyla ilgili T24'ten Murat Sabuncu'ya değerlendirmelerde bulundu.


Vicdanen yaraladı

Osman Kavala için verilen hapis cezasının kendisini derinden üzdüğünü belirten Gül,  Türkiye'nin yurt dışındaki imajının bozulduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı;


"Kavala ve arkadaşlarıyla ilgili karar kamu vicdanını çok derinden yaraladı. Beni de çok üzdü. Bu dava yargılama süreci açısından da ileride utanılacak bir yargılama süreci olarak anılacaktır.


Türkiye için de inanılmaz yük oldu bu karar. İnsan hakları ve hukuk uygulamalarının zaten çok sorgulandığı dönemde, Türkiye’ye kötülük yapmak isteyenler ancak bu kadar zarar verebilirlerdi.


"Türkiye'nin zaten dünyada imajı bozuk"

Milyonlarca dolarlık Türkiye aleyhtarı bir kampanya yapmak isteseler, zaten imajı bozuk olan Türkiye’yi dünya kamuoyunda ancak bu kadar olumsuz gündeme getirebilirdi