ÜMMET etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ÜMMET etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

İmran Han’dan İslam dünyasına flaş "birleşik cephe" çağrı


Pakistan Başbakanı İmran Han, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) 48. Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı'nın açılış oturumunda yaptığı konuşmada İslam dünyasına seslenerek Müslümanlara "birleşik cephe" çağrısında bulundu.


Başkent İslamabad'da İİT 48. Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı'nın açılış oturumunda konuşan Pakistan Başbakanı İmran Han, Batılı ülkelerin İslam İşbirliği Teşkilatı'nı (İİT) ciddiye almadığını ifade ederek, teşkilat bünyesindeki ülkelerin kendi aralarında bölündüğünü ve Batılıların bunu bildiğini söyledi.


Han, İİT'nin birleşik bir cephe halinde hareket etmesini, aksi halde dünya genelinde Müslümanlara yönelik tacizlerin süreceğini dile getirdi.


Yeni Zelanda’da 2019'da camilere yapılan saldırıda 51 Müslüman'ın hayatını kaybettiğini anımsatan Han, bu kapsamda Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nun 15 Mart'ı "Uluslararası İslamofobi ile Mücadele Günü" kabul ettiğini hatırlattı.


Han, "Müslümanların teröristlerle eşleştirildiğine" işaret ederek, İslam dünyasının Müslümanların bu imajına karşı koyamadığını belirtti.


İslami değerlerin hiç olmadığı kadar tehlike altında olduğuna işaret eden Han, sosyal medya üzerinden gelen pornografi tehlikesine işaret etti ve nesillerin korunması için neler yapılabileceğine dair kafa yorulması gerektiğini söyledi.


"Filistin ve Keşmir konusunda başarısız olduk


Han, Filistin ve Keşmir meselelerinde İslam dünyasının başarısız olduğuna dikkati çekerek, "1,5 milyarız ancak açık adaletsizliğe karşı sesimizi yükseltemiyoruz.” dedi.


BM Güvenlik Konseyi kararlarına rağmen Keşmir meselesinin çözülemediğine dikkati çeken Han, Hindistan’ın üzerinde hiçbir baskı hissetmediğini belirtti.


Han, Cammu Keşmir’in demografik yapısının değiştirilmesine yönelik eylemleri savaş suçu olarak nitelendirerek, Hindistan’ın bölgenin demografisini değiştirdiğini ve bölge halkını kendi topraklarında azınlık yaptığını söyledi

Hiçbir ülkenin 40 yıllık çatışmada Afganistan kadar sıkıntı yaşamadığını vurgulayan Han, şu an ise Afganistan'da herhangi bir çatışmanın yaşanmadığını aktardı.


Han, Afganistan’ın şu an yaptırımlar ve tanınmama tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu belirterek, “İstikrarlı bir Afganistan, uluslararası terörü durdurmak için tek yol.” dedi.


“Ukrayna'daki çatışma durdurulmalı”

Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşa değinen Han, bu savaşın sürmesinin dünya için büyük sonuçları olacağını belirtti.

Han, savaşın sona ermesi için ne tür çabaların gerçekleştirilebileceğinin düşünülmesi gerektiğini ifade etti.

“Ukrayna'daki çatışma Doğu-Batı tansiyonunu artırdı”

Pakistan Dışişleri Bakanı Şah Mahmud Kureyşi, açılış oturumunda yaptığı konuşmada, İİT’nin neredeyse 2 milyar Müslüman'ın ortak sesi olduğunu belirterek, teşkilatın İslam dünyası ile uluslararası toplum arasında bir köprü olduğunu söyledi.

Kureyşi, küresel düzeyde beklenmedik bir kargaşaya şahit olduklarını, Ukrayna’daki çatışmanın doğu ile batı arasındaki tansiyonu yeniden alevlendirdiğini ve uluslararası barış ve güvenliği tehdit ettiğini ifade etti.


“Çatışmaların yüzde 60'ı Müslüman ülkelerde”


Dünyadaki Müslümanların durumunun yürekleri burktuğunu vurgulayan Kureyşi, dünyadaki çatışmaların yüzde 60’ından fazlasının İslam ülkelerinde olduğuna dikkati çekti.


Kureyşi, dünya genelindeki mültecilerin üçte ikisinin Suriye, Afganistan, Güney Sudan, Myanmar ve Somali’den geldiğini belirterek, tüm bunların yanında Müslüman ülkelerin en çok sayıda mülteciyi barındırdığını anımsattı.


İİT’nin Filistin halkının karşılaştığı adaletsizliklere karşı Müslüman ülkeler arasında tek bir ses çıkarabilmek için kurulduğuna işaret eden Kureyşi, İİT’nin kurulmasından 50 yıl sonra dahi dünyanın çeşitli bölgelerinde Müslümanlara yönelik adaleti görmekten uzak olduklarını belirtti.


Kureyşi, Filistin ve Keşmir’deki durumu oldukça kötü olarak nitelendirerek, Filistin’de BM kararları doğrultusunda 1967 öncesi sınırlara dayalı ve başkenti Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin esas olduğuna değindi.


“Cammu Keşmir'de terör dönemi”


Keşmir’de Hint güçlerince soykırımın eli kulağında olduğunu ifade eden Kureyşi, 5 Ağustos 2019’dan bu yana Yeni Delhi’nin 900 bin “işgal gücüyle terör dönemi” başlattığını kaydetti.


Kureyşi, Hindistan’ın eylemlerinin BM Güvenlik Konseyi ve İİT’nin Cammu Keşmir kararlarını ihlal ettiğini dile getirerek, “Bu yasa dışı eylemler, Hindistan ile Pakistan arasında bir çatışma tehdidini artırdı. Keşmirliler Müslüman kardeşlerinin desteğini arıyor." dedi.


Afganistan'a yardım çağrısı


Konuşmasında Afganistan meselesine de değinen Kureyşi, Afgan yetkililere terör örgütü DEAŞ-H’yi ortadan kaldırmak için yardım edilmesi gerektiğini belirtti.


Kureyşi, "ETIM, Pakistan Talibanı, IMU ve El-Kaide" gibi Afganistan’daki terör örgütleriyle mücadele için de etkili stratejilere ihtiyaç olduğunu vurguladı.



Erbaş: İslam coğrafyası savaşa, işgale ve yoksulluğa mahkum edildi

 


Pakistan’da Uluslararası İslam Üniversitesi akademisyenleri ve öğrencilere ‘İslamofobi’ konulu konferans veren Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, “İslamofobi, merhamet dini İslam’ı şiddet yanlısı gibi göstermeye çalışan karanlık bir projedir.” dedi

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Pakistan’ın başkenti İslamabad’da bulunan Uluslararası İslam Üniversitesi’nde akademisyen ve öğrencilere ‘İslamofobi’ konulu konferans verdi.

Bugün dünyada ‘İslamofobi’ olmadığının ‘Anti-İslamizm’ olduğunun altını çizen Başkan Erbaş, “Bugün İslam korkulan değil korkutulan, saldıran değil saldırılan bir dindir. Dolayısıyla kim korkutuyorsa, kim saldırıyorsa esasında korkulması gereken odur. Yani anti-İslamizm var ama örneğin Hinduizmofobi var, Budizmofobi var, Christianizmofobi var, Cudaizmofobi var. Müslümanlar kimseyi korkutmuyor ama Müslümanları korkutan çok fazla hem din mensubu var hem de farklı düşünceden kesimler var. Müslüman ilim adamları olarak bu anlayışı tersine çevirmeliyiz.” diye konuştu.


Erbaş, bugün küresel blokların toplum mühendisliği çalışmaları dünyayı eşi görülmemiş felaketlere sürüklediğini belirterek, “Söz konusu kaotik süreçten ise en fazla Müslümanlar etkilenmiş, İslam coğrafyası, savaşlar, işgaller, şiddet ve yoksullukla zor ve sıkıntılı süreçlere mahkum edilmiştir.” ifadelerini kullandı.


"Kur'an ve sünnetin rehberliğinde iyiliğin teminatı olmalıyız"

Erbaş, İslam’a yakıştırmaya çalışılan her türlü olumsuz imajın bertaraf edilmesi için küresel boyutta kapsamlı çalışmalar yapılması gerektiğinin altını çizerek, şu önerileri dile getirdi:


“Bu noktada bizlere düşen öncelikli görev, İslam’ın hak ve adalet anlayışını Peygamber Efendimizin (s.a.s.) çağlar üstü örnekliğini ve üstün ahlâki vasıflarını insanlık ailesinin her bir ferdine güzel bir dille, hikmetli bir üslupla sunmak için var gücümüzle çalışmaktır. Sorunlarımızı ilim, hikmet, bilgi ve marifet ile çözmektir. Kendi aramızda barışı, adaleti, merhameti ve şefkati hakim kılmaktır. Böylece yüce dinimiz İslam’ın en iyi şekilde temsil edip, anlatmak ve bu husustaki yanlış bilgi ve algıları bertaraf etmektir.


Kur’an-ı Kerim ve sünnetin rehberliğinde yeryüzünde yeniden iyiliğin teminatı olmaktır. Dolayısıyla İslam’ın sevgi ve barış yüklü mesajlarını toplum toplumumuza ve bütün toplumlarımıza insanlığa sunmak için özveriyle, fedakarlıkla, işbirliği içinde çalışmaya her zamankinden daha çok ihtiyacımız vardır. Bunun için Müslüman ülkelerin ve toplulukların, dini kurumları ve kuruluşları olarak yakın ilişkiler kurmak, sorunları beraberinde müzakere ederek çözüm üretmek, din hizmeti ve eğitimi alanında iş birliğini geliştirmek çok daha önemli hale gelmiştir.”