MÜSLÜMAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MÜSLÜMAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Diyanetin hazırladığı Cuma hutbesinde 'gençlik' vurgusu

Diyanetin hazırladığı Cuma hutbesinde 'gençlik' vurgusu

Diyanet İşleri Başkanlığı bugün camilerde 'Arşın Gölgesinde Korunmakla Müjdelenen Genç” konulu hutbeyi okuttu. Hutbede, 'Gençliğin de bize emanet olarak verildiğini unutmayalım' denildi.

Diyanetin hazırladığı Cuma hutbesinde 'gençlik' vurgusu

Yüz binlerce Müslüman, her cuma olduğu gibi bu hafta da Cuma namazına katılarak Diyanet tarafından belirlenen hutbeyi dinledi.

Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü hutbe konu başlığını ise “Arşın Gölgesinde Korunmakla Müjdelenen Genç” olarak duyurdu.

Gençlerin yaşam tarzının konu alındığı hutbede, "Gencin sınırsız hayalleri, tükenmek bilmeyen enerjisi vardır. Bedeni, ruhu, benliği, düşünceleri sürekli değişir." denildi.

Cuma hutbesinde şu ifadelere yer verildi:

"Muhterem Müslümanlar!"

Cenab-ı Hakk’ın insanoğluna verdiği en değerli nimetlerden biri de gençliktir. Gençlik, insanın çocukluk ve yaşlılık arasında gücünü kuvvetini gösterdiği, ömrün en verimli dönemidir.

Gencin sınırsız hayalleri, tükenmek bilmeyen enerjisi vardır. Bedeni, ruhu, benliği, düşünceleri sürekli değişir. Hayata dair ne varsa hepsini sorgular. Buna kendisi de dahildir. Çünkü hayatı anlamlandırmaya ihtiyacı vardır onun. Eleştirmesi, karşı çıkması, direnmesi, sınırlamaya gelememesi hep bu yüzdendir.

"Aziz Müminler!"

Gençleri anlama ve geleceğe hazırlama konusunda en güzel rehberimiz, Allah Resulü (s.a.s)’dir. Onun hayatında gençlerin daima özel bir yeri olmuştur. Sevgili Peygamberimiz, gençlere zaman ayırmış, onları dinlemiş, fikirlerine değer vermiştir. Onlarla samimiyete dayalı bir iletişim kurmuş, onlara güvenmiştir.

Nitekim ömrünün baharındaki Mus’ab b. Umeyr’i kendisinden önce Medine’ye bir muallim, bir davetçi olarak göndermiştir. Hicret ederken, yanında bulunan emanetleri sahiplerine vermek üzere genç bir sahabi olan Hz. Ali’ye teslim etmiştir. Yemen’e kadı olarak görevlendirdiği Muaz b. Cebel, orduya komutan seçtiği Üsame b. Zeyd gibi önemli görevler verdiği daha nice genç sahabi vardır.

Diyanetin hazırladığı Cuma hutbesinde  gençlik  vurgusu  #1

"Kıymetli Müslümanlar!"

Gençler, kendilerini inşa etme yolunda büyüklerinin karşılarında değil, yanlarında olmasını arzu ederler. Sahip oldukları güç ve potansiyeli iyiye ve güzele yönlendirmede kendilerine rehberlik edilmesinden hoşnut olurlar. Fikirlerine değer verilmesini, onlara güvenilmesini isterler. Çıkmaza düştüklerinde ellerinden tutulmasını, hata ettiklerinde onu düzeltebilmeleri için imkân tanınmasını beklerler.

"Değerli Anne-Babalar!"

Rabbimize kulluk yolunda çocuklarımıza örnek ve destek olalım. Onları günaha sürüklemek, kötü emellerine alet etmek isteyenlere fırsat vermeyelim. Evlatlarımızdan her daim ümitvâr olalım. Kendilerine güvendiğimizi, değer verdiğimizi hissettirelim. Gençlerimiz, kendilerine güvendiğimiz müddetçe Hz. İbrahim gibi bâtılın karşısında dimdik durmaya devam edeceklerdir. Hz. Yusuf misali iffetiyle insanlığa örnek olacaklardır. Hz. Meryem gibi şükrü, sabrı, hayâyı ve tevekkülü kuşanmayı sürdüreceklerdir. Ve nihayet neş’eye ve huzura Rabbine ibadet ile ulaşarak kıyamet günü, Allah’ın arşının gölgesinde korunmakla müjdelenen gençlerden olacaklardır.

Diyanetin hazırladığı Cuma hutbesinde  gençlik  vurgusu  #2

"Genç Kardeşim!"

Gençliğin de bize emanet olarak verildiğini unutmayalım. Gençliğimizi nerede ve nasıl geçirdiğimize dikkat edelim. Pişmanlığın hiçbir fayda vermeyeceği kıyamet günü için şimdiden muhasebemizi yapalım. Hayatımızın en güzel çağını Rabbimizin rızasına uygun olarak yaşayalım.

"Şüphesiz onlar Rablerine inanmış birkaç genç yiğitti"

Hutbemi Cenab-ı Hakkın, kendisine sarsılmaz bir imanla bağlı olan Ashâb-ı Kehf hakkındaki şu övgüsüyle bitiriyorum: “Şüphesiz onlar Rablerine inanmış birkaç genç yiğitti. Biz de onların hidayetlerini artırmıştık.”

Diyanetin hazırladığı Cuma hutbesinde  gençlik  vurgusu  #3

Paul Pogba'dan Gazze paylaşımı

Paul Pogba'dan Gazze paylaşımı

Fransız milli futbolcu Pogba, İsrail'in Gazze'ye son saldırısı sırasında hayatını kaybedenler için başsağlığında bulundu.

Paul Pogba'dan Gazze paylaşımı

İtalya 1. Futbol Ligi (Serie A) ekiplerinden Juventus'a transfer olan Paul Pogba, sosyal paylaşım sitesi Instagram hesabından Gazze'de yaşananları kınadı.

Saldırı sırasında hayatını kaybeden bazı çocukların fotoğrafını paylaşan Pogba, "Allah'ım Gazze halkını koru." mesajını yazdı.

Deneyimli oyuncunun bu paylaşımı Müslüman takipçilerinden alkış alırken, kullanıcılar cesaretinden dolayı Fransız futbolcuyu tebrik etti.

Paul Pogba dan Gazze paylaşımı #1

Ne olmuştu?

İsrail, saldırı hazırlığında olduğu gerekçesiyle geçen hafta Gazze'deki İslami Cihad'a ait olduğunu iddia ettiği hedeflere saldırı başlatmıştı.

İsrail'in saldırısı üzerine Gazze'den İsrail yönüne bir dizi roket atılmıştı. Saldırılar sonucunda aralarında 14 çocuk ve 4 kadının yer aldığı 44 kişi hayatını kaybetmişti. İsrail tarafındaysa herhangi bir can kaybı yaşanmamıştı.

Paul Pogba dan Gazze paylaşımı #2

İtalya Müslümanlarının önde gelen siması ‘Şeyh Rosario’ vefat etti


İtalya Müslümanlarının önde gelen simalarından Abdurrahman Rosario Pasquini, 88 yaşında vefat etti. Adından da anlaşılabileceği gibi sonradan İslâm'ı benimseyen Pasquini, Milano'da yapımına büyük emek verdiği Rahman Camii'nin avlusundaki küçük Müslüman mezarlığına defnedildi. “Gençlerin hocası” lakabıyla anılan Pasquini'nin cenaze töreninde yerli ve yabancı yüzlerce Müslüman hazır 


 Rosario Pasquini, Roman-Katolik bir ailenin oğlu olarak, 1934'te -bugün Hırvatistan sınırları içinde kalan- Fiume kentinde dünyaya geldi. 1953'te Milano Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne kaydolan Pasquini, yaklaşık altı yıllık sıkı bir eğitimin ardından 1960'ın ilk aylarında Milano Barosu'na kaydolarak avukatlığa başladı. Sonraki 12 yıl boyunca avukatlığa devam eden Pasquini, mesleğin getirdiği ağır stres ve yoğun çalışma temposu nedeniyle alkol ve aşırı sigara bağımlılığına sürüklendi. Pasquini, ailesinin artık hayatından endişe etmeye başladığı bu zor süreci, iş vesilesiyle tanıştığı ve kısa zaman içinde derin bir dostluk kurduğu Ali Ebû Şveyme sayesinde atlattı. Ali Ebû Şveyme, tıp tahsili için Milano'ya gelen ve burada hayatına devam etme kararı alan Ürdünlü bir Arap'tı. Ebû Şveyme ile yaptığı uzun soluklu sohbetler, Pasquini'nin hayatında olağanüstü bir dönüşüm meydana getirecek ve nihayet 1974'te İslâm'a girişiyle neticelenecekti


Abdurrahman” ön adını benimseyen Rosario Pasquini'nin hidayete erişinden kısa bir süre sonra, Ürdünlü dostunun İtalyan karısı Paola da İslâm'ı kabul etti. Paola'nın seçtiği isim de sembolikti: Hatice.

Kötü alışkanlıklarından tamamen sıyrılan ve kendisini İslâm'a adayan Abdurrahman Rosario Pasquini, 1977'de “İslâm'ın Mesajı” isimli İtalyanca bir dergi yayınlamaya başladı. Aynı yıl Milano'da geniş bir kültür merkezi şeklinde tasarlanan Rahman Camii'nin temellerini atan Şeyh Rosario ve arkadaşları, külliyeyi 1988'de ibadete açtılar. Rahman Camii, İtalya topraklarında yüzlerce yıl sonra inşa edilen minareli ve kubbeli ilk Müslüman 


Cami ve kültür merkezinde sayısız İtalyan'ın İslâm'la tanışmasına vesile olan Şeyh Rosario, ülkesinin vatandaşlarına İslâm'ı kendi dillerinde anlatabilmek için 1991'de “Kalem Yayınevi”ni kurdu. Toplamda 300'den fazla eseri İtalyanlarla buluşturan yayınevi, bilahare Pasquini'nin hazırladığı İtalyanca Kur'ân mealini de basarak bu alanda önemli bir boşluğu doldurdu.


Milano'nun en başarılı avukatlarından biri olarak başladığı hukuk kariyerindeki tecrübesini İtalya'da Müslümanların hayatın her alanında görünür hale gelmeleri için kullanan Şeyh Rosario, bu hedef doğrultusunda devlet kademelerinde girişimlerde bulundu. Müslümanların İtalya'nın eşit vatandaşları olması yolundaki gayretlerini son nefesine kadar devam ettiren Pasquini, ilerleyen yaşına rağmen, gençlerle kurduğu sıkı diyalogla da dikkatleri çekti. İtalya'ya sonradan yerleşenlerin entegrasyon süreçlerinin yönetiminden aile hayatlarının İslâmî usuller çerçevesinde tanzim edilmesine kadar, Şeyh Rosario, Müslüman camia üzerinde derin bir tesir meydana getirmişti


Abdurrahman Rosario Pasquini, 2017'de yine Milano'da vefat eden İtalyan mühtedi Abdulvâhid Pallavicini'den sonra, şehirdeki Müslümanların sığınağıydı. Milanolu aristokrat ailelerden birine mensup olan Pallavicini, 1951'de, Alman asıllı İsviçreli aristokrat mühtedi Titus Burckhardt (1908-1984) vesilesiyle İslâm'a girmişti. Ancak, Kuzey Afrika ve Mağrib esintili Şâzelî tarikatının Milano'da yaygınlaşmasını sağlayan Pallavicini'nin mutasavvıf karakterinin aksine, Şeyh Rosario daha sade ve “Şeriat merkezli” bir İslâm anlayışına sahipti.


 Dünyanın her yerinden yabancıların akın ettiği ve gelip geçtiği İtalya'da, yerli mühtedilerin oynadığı rol, oldukça kritik. Arapların veya başka milletlerden Müslümanların sergilediği örnekliğin yanında, yerli tonların varlığı İtalyanların İslâm'ı kabulünde hızlandırıcı etki yapıyor. Şeyh Rosario'nun 24 Mart Perşembe günü Rahman Camii'nde düzenlenen cenaze törenine katılan cemaat içindeki çeşitlilik de bunun pratik bir ispatıydı. Rahmet olsun.


YeniŞafak .