Cumhurbaşkanı Erdoğan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cumhurbaşkanı Erdoğan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'ndan Ayasofya’ya özel kitap ve belgesel

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'ndan Ayasofya’ya özel kitap ve belgesel

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca, Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi'nin yeniden ibadete açılışının 2. yıl dönümü dolayısıyla özel kitap ve belgesel hazırlandı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'ndan Ayasofya’ya özel kitap ve belgesel

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi'nin yeniden ibadete açılışının 2. yıl dönümü dolayısıyla "Türkiye'nin Ayasofyaları" isimli bir belgesel hazırlanırken, "Muhteşem Ayasofya'nın Mimarı Özellikleri" ve "Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi'nin Hiç Dinmeyen Gündemi: Ayasofya Müzesi'nden Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi'ne isimli iki kitap yayımlandı.

"Türkiye'nin Ayasofyaları" belgeselinde, İstanbul'daki Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi de dâhil olmak üzere, Anadolu'nun farklı kentlerinde bulunan dokuz Ayasofya Camisinin tarihi ve hikayeleri anlatıldı.

Mimari özellikleri anlatıldı

"Kutsal hikmet" anlamına gelen Türkiye'deki Ayasofya Camileri'nin eşsiz mimari dokularına ve tarihi eserlerin detaylarına yer verilen belgesel ile Türkiye'nin kültür ve inanç turizminin tanıtımı hedeflendi.

TRT Belgesel'de yayınlanacak

İkisi İstanbul'da olmak üzere, İznik, Edirne, Kırklareli, Trabzon, Gümüşhane, Zonguldak ve Bitlis'te bulunan ve dini, mimari ve sanat tarihi açısından eşsiz güzelliklere ve öneme sahip Ayasofya Camilerinin tanıtıldığı "Türkiye'nin Ayasofyaları" belgeseli, yarın saat 21.00'de TRT Belgesel'de ve Başkanlığın sosyal medya hesaplarında yayınlanacak.

İletişim Başkanlığı'nca ayrıca Alman Mimar Wilhelm Salzenberg'in 1984 yılında hazırladığı ve Alman Kraliyet Matbaasında basılan Ayasofya rölövelerinin derlendiği "Muhteşem Ayasofya'nın Mimarı Özellikleri" isimli 103 sayfalık özel bir kitap yayımlandı.

Kitapta kilise ve cami dönemi anlatılıyor

Kitapta, Ayasofya'nın kilise ve cami dönemindeki yapısı detaylı bir şekilde ele alınırken, mozaiklerin, sütunların, görkemli kapıların ve doğal taşların mimari ve tarihi anlamda hikayesi anlatılıyor.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ndan Ayasofya’ya özel kitap ve belgesel #1

Ön sözü Cumhurbaşkanı Erdoğan yazdı

Kitabın ön sözünü kaleme alan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 10 Temmuz 2020 tarihinde Danıştay'ın, Ayasofya'yı camiden müzeye dönüştüren 1934 tarihli Bakanlar Kurulu düzenlemesini iptali yönündeki kararı sonrası Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle Ayasofya'nın yeniden cami olarak ibadete açılmasını temin ettiklerini hatırlattı.

Ayasofya'nın tekrar cami statüsüne kavuşmasının, sadece Türk milletinin değil dünya genelindeki tüm Müslümanların bir rüyasının gerçeğe dönüşmesi olduğunu dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

"Milletimiz Ayasofya Cami'ne akın etti"

"Ayasofya'nın yeniden cami olmasına yönelik attığımız adımların ardından milletimizin Ayasofya Camii'ne akın etmesi, dünyanın dört bir yanından ulaşan mutluluk mesajları, bu ulu mabede gösterilen sevginin ve özlemin en büyük delilidir. 86 yıldır mahzun bırakılan Ayasofya Camii'nin yeniden açılmasının milletimizin ve tüm Müslümanların hislerine tercüman olduğuna inanıyorum. Tarih boyunca her zaman hürmetle yaklaştığımız Ayasofya Camii, ortak miras özelliği korunarak ve Türk-İslam kültürünün estetik ve sanatının en zarif örnekleriyle süslenerek yüzyıllardır bütün insanlığa kucak açmıştır.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ndan Ayasofya’ya özel kitap ve belgesel #2

"Ecdadımızın emanetine sahip çıkıyoruz"

Ecdadımız Fatih Sultan Mehmet Han'ın emaneti bu kutlu mabede her dönem gözbebeği gibi bakmıştır. Biz de ülkemizdeki diğer tarihi ve kültürel varlıklarımıza sahip çıktığımız gibi Ayasofya Camii'ne sahip çıkıyoruz."

Ayasofya Camii'nin, Türkiye'deki dini özgürlüklerin çerçevesinin de ne denli genişlediğinin de bir göstergesi olduğuna dikkati çeken Erdoğan, Türkiye'deki birçok tarihi cami gibi Ayasofya Camiinin de diğer inançlardaki vatandaşların ve Türkiye'ye gelen misafirlerin ziyaretine daima açık olacağını belirtti.

Ayasofya Camii'nin ibadethane vasfını yeniden kazanmasının, Dünya Kültür Mirası olma vasfını da kaybettirmediğine işaret eden Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Dünya Kültür Mirası olarak yaşamaya devam edecektir"

"Çağ açıp, çağ kapatan bir fethin zafer nişanı, ecdadımızın yüce emaneti olan Ayasofya Camii, İstanbul'un siluetine güzellik katan bir eser özelliğiyle Dünya Kültür Mirası olarak yaşamaya devam edecektir. Ayasofya'nın 86 yıl sonra cami olarak yeniden ibadete açılması elbette tarihi bir olaydır. Ancak bu kararın mecrasından çıkartılarak, asırlar öncesine dayanan kinlerini kusanlara, İslam düşmanlığı için bahane arayanlara da malzeme yapılmasına izin vermeyeceğiz. Ayasofya Camii tarihi, dini ve kültürel özellikleriyle özellikle Avrupa'da yükselişe geçen İslamofobiye karşı, dünyanın çeşitli yerlerinde Müslümanlara karşı işlenen nefret suçlarına verilmiş en güzel cevaptır."

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ndan Ayasofya’ya özel kitap ve belgesel #3

"Tek yetkili ve söz sahibi Türk milletidir"

AA'nın haberine göre, ecdadının mirasına hiçbir zaman halel getirmemiş Türk milletinin Ayasofya Camii ile ilgili verilen kararda olduğu gibi tek yetkili ve söz sahibi olduğunu vurgulayan Erdoğan, "İletişim Başkanlığımızın hazırladığı bu eser, Ayasofya Camii'nin tarihi, mimari, dini ve kültürel açıdan ihtiva ettiği önemi ortaya koyduğu gibi, Ayasofya'nın yeniden cami olarak açılmasının ulusal ve uluslararası hukuk bağlamındaki yerini de ele almaktadır." ifadesine yer verdi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ndan Ayasofya’ya özel kitap ve belgesel #4

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ndan Ayasofya’ya özel kitap ve belgesel #5

KYK borçları silindi mi? Ana para mı ödenecek?

KYK borçları silindi mi? Ana para mı ödenecek?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 5 milyon gencin merakla beklediği KYK bursunun geri ödemesiyle ilgili müjdeli haberi verdi. Merakla beklenen o karar...

KYK borçları silindi mi? Ana para mı ödenecek?

Milyonlarca gencin beklediği KYK borçları ile ilgili düzenleme netliğe kavuştu.

Üniversite hayatında KYK kredisi kullananları yakından ilgilendiren KYK borçları silinecek mi? soruları yoğun ilgi görüyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Saraçhane Meydanı'ndaki 15 Temmuz anma programında yaptığı konuşmada, KYK müjdesi için de ilk Kabine Toplantısını işaret etmişti.

5 milyon gencin merakla beklediği kabine toplantısı bugün saat 14.30'da başladı.

Yaklaşık 2.5 saat süren toplantının ardından Başkan Recep Tayyip Erdoğan ulusa sesleniş konuşmasında konuya dair önemli açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, KYK borcu olan milyonlarca vatandaşa müjdeli haberi verdi.

Erdoğan, KYK kredi borcu ödemelerinin enflasyonun yükselmesi ile öğrencilerin üzerinde yük oluşturduğunu, buna da rıza gösterilemeyeceğini belirtti.

Erdoğan müjdeyi verdi, "Gençlerimizi bu yükün altında bırakamazdık. Kredi geri ödemelerinin alınan rakamı üzerinden ödenmesine karar verdik .Ana para geri alınacak." dedi.

Bu açıklamanın ardından öğrencilerin mağdur olduğu bir sorun daha çözüme kavuşmuş oldu.

KYK borçları silindi mi? Ana para mı ödenecek? #1

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Boğazlar konusunda son noktayı koydu: Montrö'nün verdiği yetkiyi kullanma kararındayız

 


Kabine toplantısı sonrası açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna ve Rusya savaşıyla ilgili Boğazlar konusundaki tavrını yineleyerek "Montrö Sözleşmesi'nin ülkemize verdiği yetkiyi krizin tırmanmasının önüne geçecek şekilde kullanma kararındayız. Biz Ukrayna'nın egemenlik, siyasi bütünlük ve toprak bütünlüğüne saygı göstermesinden yanayız." dedi. Erdoğan ayrıca, "Ne Ukrayna'dan ne de Rusya'dan vazgeçeriz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında bir araya gelen Kabine Toplantısı sona erdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana gündem maddesi Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik askeri müdahalesi olan toplantı sonrası açıklamalarda bulundu.


SÖZLERİNE MİRAÇ KANDİLİ VE ERBAKAN İLE BAŞLADI

Konuşmasına Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sözlerime milletimizin ve tüm İslam aleminin dün gece idrak ettiğimiz mübarek Miraç gecesini tebrik ederek başlamak istiyorum. Dün, eski Başbakanlarımızdan dava siyaset ve devlet adamı Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın vefatının 11. yıl dönümüydü. Bu vesileyle, kendisini rahmetle yad ediyoruz. Rabbim, hocamızı rahmetiyle kuşatsın." ifadeleriyle başladı.



"28 ŞUBAT DARBESİ TARİHİMİZİN KARA SAYFALARINDAN BİRİDİR"

28 Şubat günüyle ilgili de açıklamalarda bulunan Erdoğan, "28 Şubat gününün bizim yakın tarihte başka bir anlamı daha vardır. O da 28 Şubat darbesidir. 28 Şubat darbesi tarihimizin kara sayfalarından biri olarak zihinlere kazınmıştır. Bürokrasinin, iş dünyasının, darbe şakşakçıların desteğiyle ortaya çıkan 28 Şubat vakası , zaman içinde Milli irade tarafından tasfiye edilmiştir. Eşine az rastlanır bir kibirle, yürütülen 28 Şubat sürecinde yaptıklarının yanlarına kar kalacağını düşünenlerin, hesap günü geldiğindeki zavallılıkları ibreti alemdir." dedi.


ELEKTRİĞİN KDV'Sİ YÜZDE 18'DEN YÜZDE 8'E DÜŞÜRÜLDÜ

Merakla beklenen elektrik faturalarındaki indirimle ilgili Erdoğan, "Öte yandan son kabine toplantımızda kamuoyuna duyurduğumuz elektrik tarifelerindeki yeni düzenlemeyi netleştirdik. Meskenler ile tarımsal sulamada kullanılan elektriğin KDV'si yüzde 8'e düşürülmüştür." ifadelerini kullandı.


DÜŞÜK TARİFE SINIRI AYLIK 210'DAN 240'A KİLOVATA YÜKSELDİ

Düşük tarife sınırıyla ilgili ise Erdoğan, "Ayrıca meskenlerdeki düşük tarife sınırı da günlük 8 kilovat saate, aylık 240 kilovat saate yükseltilmiştir. Faturalarda net yüzde 8 yüzde 14 oranında indirim sağlanmış olmaktadır." açıklamalarını yaptı.


TİCARETHANE STATÜSÜNDEKİ ELEKTRİK KULLANIMI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ticarethane statüsündeki elektrik kullanımıyla ilgili "Ticarethane statüsündeki elektrik abonelerinin günlük 30 kilovatsaate, aylık 900 kilovatsaate kadar tüketimi olan ilk dilimine yüzde 25 indirim uygulanacak" dedi.


UKRAYNA-RUSYA

Rusya-Ukrayna arasındaki savaşa da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:


"Son olarak Ukrayna'da yaşanan gelişmeler bu gerçeği doğrulayan bir mahiyet arz etmektedir. Sorunun tarafı ve hatta sebebi olan ülkelerin BM Güvenlik Konseyi'nde hakemlik ve çözüm mevkiinde bulunmaları işleri içinden çıkılmaz hale getirmektedir. Türkiye bölgesinde barışı, huzuru, esenliği isteyen bir ülkedir. Bu tavrımızı Irak, Suriye, Kafkaslar, Karadeniz, Akdeniz'den Balkanlara kadar her hadisede gösterdik. Karadeniz'in kuzeyindeki krizde de her ikisini dost olarak gördüğümüz Ukrayna ve Rusya'ya aralarındaki sorunu diyalog yönünde çözmeleri çağrısında bulunduk.


"ÇOK YÖNLÜ DİPLOMATİK GİRİŞİMLERİ SÜRDÜRÜYORUZ"

Bu konuda arabuluculuk dair gösterdiğimiz samimiyetin şahidi Ukrayna ve Rusya liderleridir. Çok yönlü diplomatik girişimleri kesintisiz sürdürüyoruz. 24 Şubat'ta silahlar patladı. Böyle bir tablonun ortaya çıkmasından dolayı gerçekten üzüntü duyuyoruz. NATO Liderler Zirvesi başta olmak üzere ülkemizin bu meseleye bakışını ifade etmeye devam ediyoruz.


Ukrayna'daki 20 bin vatandaşımıza, diplomatik misyonlarımıza kayıtlı iletişim numaralarını arayarak ikazlarımızı yaptık. 22 Şubat'ta Ukrayna'nın doğusundaki vatandaşlarımıza bölgeden ayrılmaları çağrısında bulunduk. THY Ukrayna'dan ayrılmak isteyen vatandaşlarımıza ve diğer ülke vatandaşlarına gereken imkanı sağladı.


UKRAYNA'DAKİ TÜRKLER

Çatışmanın ertesi gününden itibaren otobüslerle tahliye işlemini başlattık. Çeşitli şehirlerdeki vatandaşlarımızı trenlerle önce Romanya ve ardından ülkemize getirecek çalışmanın içindeyiz. Halen Ukrayna limanlarında bulunan Türk bayraklı gemilerimiz, TIR'larımızın durumlarını yakından takip ediyoruz. 5 bin vatandaşımız ülkemize ve diğer ülkelere geçmiştir.


MONTRÖ SÖZLEŞMESİ

Gelişmelere ve taleplere göre tahliye işlemlerini sürdüreceğiz. Montrö Sözleşmesi'nin ülkemize verdiği yetkiyi krizin tırmanmasının önüne geçecek şekilde kullanma kararındayız. Biz Ukrayna'nın egemenlik, siyasi bütünlük ve toprak bütünlüğüne saygı göstermesinden yanayız. Rusya'nın saldırısını kabul edilemez görüyor ve Ukrayna halkının mücadelesini takdir ediyoruz.


ABD VE AVRUPA'NIN TAVRI

ABD ve Avrupa'nın dirayetsiz tavrı ibretlik bir vaka olarak kayıtlarımıza aldık. Bunlar bizim sınırlarımız tehdit altında iken tecrübe ettiğimiz hususlardı. Tabii bu süreçte bizim için önemli olan kendi duruşumuzdur. Türkiye BM, NATO ve AB başta olmak üzere içinde yer aldığı kurumlar ve ittifaklar çerçevesindeki sorumluluklarını yerine getirmiştir, bundan sonra da yerine getirecektir. Kendi milli çıkarlarımızdan elbette ödün vermeyeceğiz. Bölgesel ve küresel dengeleri de ihmal etmeyeceğiz. Bunun için ne Ukrayna'dan ne Rusya'dan vazgeçmeyeceğimizi söylüyoruz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İstanbul'da yaşanan kar esaretiyle ilgili İBB'ye sert tepki: Tam anlamıyla basiretsizlik

 


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan canlı yayında gündeme ilişkin açıklamalarda bulunuyor. İstanbul'da yaşanan kar esaretiyle ilgili İBB'ye yüklenen Erdoğan, "Tam anlamıyla basiretsizliktir. Siz kar yağdıktan sonra tedbir alamazsınız, kış mevsimine girerken bütün tedbirlerinizi almalısınız. Biz İstanbul'umuzu kaderine terk edemeyiz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NTV özel yayınında Ahmed Arpat, Seda Öğretir, Star Haber Genel Yayın Yönetmeni Nazlı Çelik ve İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın'ın sorularını yanıtlıyor. İstanbul'da kar yağışının vatandaşları mağdur etmesi hakkında da konuşan Erdoğan, İBB'ye yüklendi.

Türkiye'yi etkisi altına alan kar yağışlarıyla alakalı konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kar yağışını bir bereket olarak görüyorum, felaket olarak telakki etmiyorum. Zira kuraklıkların ülkemizde ciddi manada toprağımızı tehdit ettiği ve birçok yerlerde artık bitki, meyve, sebze, her şeyde sıkıntılar yaşadığımız dönemleri geride bıraktık. Tarımda yaşanan tüm sıkıntılar ortada, hep yağmur diye bekledik. Şimdi ise kar yağışı gelince farklı bir yaklaşım ortaya koymaya başladık. Kar yağışını engellemek elimizde değil ama karın sebep olduğu özellikle ulaşım sıkıntılarına karşı gerekli tedbirleri almak elimizde." açıklamalarında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İstanbul'da yaşanan kar esaretiyle ilgili İBB'ye sert tepki: Tam anlamıyla basiretsizlik

İstanbul'da kar yağışının hayatı adeta felç etmesi hakkında ise Erdoğan, İBB'ye yüklenerek "Son kar yağışının etkileri anlamında maalesef özellikle İstanbul'a yakışmayacak görüntüler ortaya çıktı. Tuzlanmayan yollarda araçlar kilometrelerce kuyruklar oluşturursa bunun herhalde bir sorumlusu veya sorumluları vardır. Vatandaşlarımız saatlerce yollarda mahsur kaldı. Daha önceki yılların altında bir miktarda kar yağışı söz konusuydu üstelik. Buna rağmen bu sorun gereken yol tuzlama ve yol açma çalışmalarının yapılmamasından kaynaklandığını ilçe belediyelerinden de dinledik." ifadelerini kullandı.

Çalışmaları koordine etmek için iki bakanını İstanbul' a göndermesi hakkında Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu tam anlamıyla bir basiretsizliktir. Siz kar yağdıktan sonra tedbir alamazsınız, kış mevsimine girerken bütün tedbirlerinizi almalısınız. Biz İstanbul'umuzu kaderine terk edemeyiz. Çalışmaları koordine etmeleri için ben bakanlarımı o gece İstanbul'a gönderdim. Her iki bakanım da kendi altyapıları durumunda olan, örneğin ulaştırma bakanımızın koordine ettiği hangi kurumlar var? Birinci derecede Karayolları var, Karayolları büyük bir önem arz ediyor bu durumda. Süleyman beyin altında Jandarma teşkilatı var, o da devreye girdi. Benzini biten araca benzin ulaştırma gayretine girdiler, yiyecek noktasında sıkıntı olan yerlere yiyecek ulaştırma gayretine girdiler. Fakat bu hazırlıklar daha önceden yapılmalıydı. Bu çalışmalar yurt genelinde 446 karla mücadele merkezinde gerçekleştiriliyor. 10 bin 916 makine ve ekipman, 12 bin 645 personel görev yapıyor. Siz kalkar da belediyenizde insanları dışarı döker, onların yerine hiç İstanbul'u tanımayan insanları belediyeye boca ederseniz böyle sıkışır kalırsınız. Son yağışta ayrıca yolda kalan araçlara KGM, AFAD, Kızılay ve valiliklerle koordineli müdahale edilerek insani ihtiyaçların da karşılanması sağlandı." dedi.


İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun çalışmalarıyla ilgili "Engelleniyoruz" söylemlerine de yanıt veren Erdoğan, "Ben gece saat 3'e kadar takip ettim, arkadaşlarımla irtibat halinde oldum. Ortada doğru olmayan ifadeler var. Bir yalan söz konusu burada. İBB kalkıp Cumhurbaşkanlığından veya Plan Bütçe Başkanlığından talepte bulunur ve bu talebi bütün incelemeleri yapılır, tüm bunlardan sonra da gereken karar alınır. Bunların da ödenme süreçleri bellidir. Şehirlerine hizmet etmek gibi bir dertleri, kabiliyetleri olmayanlar "Engelleniyoruz" diyor. Milletime böyle bir şeyin olmadığını somut rakamlarla anlatmak istiyorum. İstanbul, Ankara, İzmir başta olmak üzere muhalefet belediyelerine gelen bütçeden aktarılan paylar 2019'dan bu yana aşağı yukarı 2 kat arttırılmıştır. AK Parti'ye, MHP'ye ve diğer partilere mensup belediyelerin gelirlerinde yapılan artış aynı orandadır. İBB 2019'da 13 milyar 848 milyon lira merkezi idareden pay alırken bu rakam 2021'de 25 milyar 376 milyon liraya çıkmıştır." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamalarının devamında şu açıklamaları yaptı:

"'Cumhurbaşkanı CHP'li belediyelerin projelerini engelliyor' iddiası koskoca bir yalandır çünkü Cumhurbaşkanlığı sadece belediye yatırımlarının finansmalarında kullanılacak kredilerin değerlendirmesini yapar. İstanbul'da 2014-2019 döneminde büyükşehir belediye meclisine 22 borçlanma dosyası gelmiş, CHP bunun 20'sine hayır oyu vermiştir. CHP'nin hayır oyu verdiği borçlanma dosyalarının arasında İstanbul'da şu anda işleyen ve yapılmakta olan tüm metro projeleri de vardır. 2019-2021 döneminde aynı mecliste CHP yönetimi 50 borçlanma dosyasını getirmiş, AK Parti grubu bunun sadece 1'ine hayır oyu vermiştir.

Biz kimseyi engellemiyoruz. Onlar kendi beceriksizlikleri, kendi yanlış tercihleri sebebiyle belediyeyi borç batağına sokmuştur. Bunların kendi partileri içerisinde iktidar kavgası vermekten başka maharetleri de yoktur. Ülkenin ve milletin geleceği için herhangi bir vizyonları, projeleri, dertler yoktur. Bunlardan eser ve hizmet beklemek beyhude gayrettir. Biz Marmaray'ı yaparken yine bizim önümüze bu CHP zihniyeti çıktı ve biz 3-4 yıl önce bitirecekken bu CHP zihniyetinden dolayı gecikmeyle bitirdik. Kar, tipi var; Biz Marmaray'ı ücretsiz yaptık. Böyle bir zamanda Marmaray'ın önemi insanımıza ne kadar fırsat sağlıyor, çok açık ortada. Aynı şey Avrasya için de geçerli.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İstanbul'da yaşanan kar esaretiyle ilgili İBB'ye sert tepki: Tam anlamıyla basiretsizlik

Kanuna göre büyükşehir belediyeleri bütçe gelirlerinin en fazla 1.5 katı kadar borçlanabilir. Bu yeni değil, 2005'ten beri var. Burada İBB'nin Mart 2019'daki borç tutarı 28.5 milyar liraydı. Üstelik bunun 6 milyar lirası kendi kurumlarıyla arasındaki borç-alacak ilişkisinden yani fiili değil, bilanço borcundan oluşuyordu. Devam eden projeler olan borç da 5.2 milyar liraydı. Kalan 17.3 milyar liralık borç ise vadesi 30 yıla yayılmış, çok uygun şartlarda alınmış borçlardı. Halbuki kanuna göre borç limitinin gelirinin yüzde 150'sinin yani 32.3 milyar lirayı geçmemesi gerekiyordu. 2022 için öngörülen borçlanmalarla bu rakam 73 milyar liranın üzerine çıkacaktır.

2018 yılında İBB öz gelirlerinin toplam gelirlere oranı yüzde 32 seviyesinde iken bu oran 2020'de yüzde 14'e gerilemiştir. Merkezi idareden gelen kaynak 2018'de toplam gelirlerin yüzde 68'ini, bu oran 2020'de yüzde 86'ya yükselmiştir. İstanbul'da beceriksiz ve liyakatsiz yönetim sebebiyle belediyenin özgelirleri yok edilmiş, giderlerin tamamı merkezi yönetimden gelen parayla karşılanmaya çalışılmıştır. Böyle olunca da belediye hızla borç batağına saplanmıştır. Maalesef İBB adeta 1994 yılında bizim devraldığımız döneme geri dönmüştür. Biz hükümet olarak kendi sorumluluk alanımızda İstanbul'a hak ettiği hizmetleri vermeyi sürdüreceğiz.

Biz İBB değiliz. Bizim İran'a borcumuz kesinlikle söz konusu değil. Bu iddialar yalandır ve Cumhurbaşkanı İbrahim beyle yaptığım görüşmede de kendilerine söyledim, onlar bir arızadan ötürü bu işi 10-15 gün erteleme durumları olacağını söylediler. Şu anda İran'da da kış şartları çok sert. Bütün bunlarla beraber en kötü şartlarda bir 10 gün esneme yaparsak bu süreci atlatırız dedi sayın cumhurbaşkanı. Ekiplerimiz orada görüşmelerini yapıyorlar. İnşallah 10-15 gün içerisinde bu doğalgaz akışı tekrar devam edecek. Tabii tedbirlerimiz var.

Salgın koşulları nedeniyle alınmış bir tedbir. Dünyada hammadde fiyatlarında yaşanan artışlar sonucu enerji maliyetlerinde de büyük artışlar meydana geldi. Dünyada elektrik üretiminin ana hammaddelerinden olan kömür fiyatlarında 5 kat, doğalgaz fiyatlarında 10 kat artışlar söz konusu.

Özellikle fiyatlarda sübvansiyon hala mevcuttur. 2021'de vatandaşlarımızın elektrik faturalarında yüzde 50, doğalgaz faturalarında ise yüzde 75 oranında devletimiz sübvansiyona gitmiştir. 2022'de de benzer sübvansiyonlar devam edecek. Ayrıca bir konut abonesinin aylık elektrik ve doğalgaz faturaları için ödediği toplam tutar 2002'de net asgari ücretin yüzde 47'sini oluşturuyor. Aynı miktardaki tüketim için 2022'de bu oran yüzde 12,9 seviyelerine düştü. 2021 verilerine göre ülkemizdeki konutlarda kullanılan ortalama tüketim aylık 134 kw/saat olarak gerçekleştir. Kademeli tarifenin amacı elektriğin verimli kullanımı teşvik etmek, dar gelirli vatandaşlarımızın kullandığı elektriğin sübvansiyonunu sağlamak.

Sedef Kabaş 'Cumhurbaşkanına hakaret' suçundan tutuklandı


 Katıldığı canlı yayında Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ve makamına hakaret eden Sedef Kabaş, tutuklanarak cezaevine gönderildi.


Gazeteci Sedef Kabaş, Tele1'de katıldığı canlı yayında Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ve Cumhurbaşkanlığı makamına hakaret etmiş, "Büyükbaş hayvan bir saraya girdiğinde o kral olmaz, o saray ahır olur." ifadelerini kullanmıştı.

İstanbul Güvenlik Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, "Cumhurbaşkanına hakaret" suçundan yürütülen soruşturma kapsamında Kabaş'ı Üsküdar'daki otelde gözaltına alınmıştı.